Düzce’de pompa çalıştayı yapıldı. 22 Haziran 2017 tarihinde Düzce Pelemir Otel’de Düzce Üniversitesi Çocuk Endokrin Bölümü’nde izlenen pompa kullanıcılarına yönelik bir pompa çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya s See more details
Düzce’de 8.Yaz Okulu/Kampı yapıldı. DÜ Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı ve Düzce Çocuk ve Genç Diyabetliler Derneği’nin işbirliği ile 19-23 Haziran 2017 tarihleri arasında Düzce Pelemir Otel’de diyabet kampı yapıldı. See more details
Karabük İli Diyabet Eğitimi 20-21 Haziran 2017 tarihleri arasında Karabük il genelindeki anaokulu, ilköğretim ve ortaokul öğretmenlerine, Karabük ili  100. yıl Kültür Merkezinde, Karabük Üniversitesi Tıp Fakült See more details
Okulda Diyabet Programı- Adana "Diyabetli Çocuklar, Aileleri ve Diyabet Ekibi Öğretmenlerle Buluşuyor”  toplantılarının ikincisi Adana’da yapıldı Metin: Okulda Diyabet Programı çerçevesinde 2016 Aralık ayında See more details

Üye Girişi

Uzman Görüşü

Diyabet tedavisinde yenilikler: Biyonik …

Diyabet tedavisinde yenilikler: Biyonik pankreas ne kadar yakın?   Prof. Dr. Şükrü Hatun Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi    Diyabet...

Devamını Oku

Çocuk hastalara erişkin uzmanlarının bak…

Çocuk hastalara erişkin uzmanlarının bakması ne kadar doğru?   Prof. Dr. Şükrü Hatun Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi   Ülkemiz tıbbında...

Devamını Oku

Suni tatlandırıcılar şişmanlığın önlenme…

Suni tatlandırıcılar şişmanlığın önlenmesinde bir imkan mı? Yoksa şişmanlığın ve diyabetin artmasından sorumlu mu? Çocuklarda ve...

Devamını Oku

Abartılı hekimlik' ve 'şarlatanlığa' dur…

Abartılı hekimlik' ve 'şarlatanlığa' dur demenin zamanı gelmedi mi? Son olarak Mehmet Öz’ün “ GDO lobisi...

Devamını Oku

D vitamini kullanımında aşırı artış: Ne …

D vitamini kullanımında aşırı artış: Ne kadar ihtiyaç? Ne kadar “Sağlık modası”?   Prof. Dr. Şükrü Hatun Kocaeli...

Devamını Oku

ADOLESANLARDA HİPERTRİKOZ

ADOLESANLARDA HİPERTRİKOZHipertirkoz, hirsutizm ve alopesi gibi kıl ile ilgili bozukluklar her yaşta psikososyal sorunlara neden...

Devamını Oku

ERİŞKİN BOYU ÖNCEDEN HESAPLANABİLİR Mİ?

ERİŞKİN BOYU ÖNCEDEN HESAPLANABİLİR Mİ? Erişkin boyunu şekillendiren birçok faktör vardır. Anne-baba boy ortalaması,çocuğun doğum kilosu...

Devamını Oku

Çocuklarda Şişmanlık ve Önlenmesi

Çocuklarda Şişmanlık ve ÖnlenmesiŞişmanlık (obezite) nedir?Şişmanlık basit tanımı ile vücutta yağ dokusu oranının artışı sonucu...

Devamını Oku

Nonklasik Konjenital Adrenal Hiperplazi …

Nonklasik Konjenital Adrenal Hiperplazi Kliniği Konjenital adrenal hiperplazi(KAH), kortizol biosentezindeki enzimatik bir defekt...

Devamını Oku

ÇOCUKLUK YAŞ GRUBUNDA FAZLA MİKTARDA ALI…

ÇOCUKLUK YAŞ GRUBUNDA FAZLA MİKTARDA ALINAN D VİTAMİNİNİN SONUÇLARID vitamini vücuttaki kalsiyum dengesinin düzenlenmesi ve...

Devamını Oku

MİKROPENİS

YENİDOĞANDA MİKROPENİS Doğumda penis boyu ve testis hacmi hipotalamus-hipofiz-testis (HHT) aksının normal olup olmadığını ve fonksiyonunu...

Devamını Oku

Boy Uzattığı İddia Edilen Ürünler Hakkın…

Boy Uzattığı İddia Edilen Ürünler Hakkında: Büyük AldatmacaŞüphesiz ki sağlık insanoğlunun sahip olduğu önemli bir...

Devamını Oku

Tip 1 Diyabet ve Güncel Tedavi Yaklaşıml…

TİP 1 DİYABET VE GÜNCEL TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Tip 1 Diyabet (Tip1 DM) pankreastaki insülin üreten...

Devamını Oku

Konjenital (doğuştan) hipotiroidi ve yen…

Konjenital (doğuştan) hipotiroidi ve yenidoğanda doğuştan hipotiroidi taraması Konjenital (doğuştan) hipotiroidi yenidoğan döneminde en sık...

Devamını Oku

İyot eksikliği ve Maternal Hipotiroksine…

İyot eksikliği ve Maternal Hipotiroksinemi İyot intrauterin ve postnatal hayatta somatik ve nörolojik gelişim için...

Devamını Oku

Çocukluk Çağı Tiroid Kanserleri

ÇOCUKLUK ÇAĞI TİROİD KANSERLERİ Çocuklarda görülme sıklığı % 0.2-1.2 olarak bildirilen tiroit nodüllerinin çoğunun benign olmasına...

Devamını Oku

Ergenlik (Puberte) Gecikmesi

Ergenlik (Puberte) Gecikmesi Ergenlik, kişinin çocukluktan üreme yeteneğine sahip erişkin bir kadın ya da erkek olmaya...

Devamını Oku

Çocuklarda Diyabet

Çocuklarda Diyabet Türkiye’de diyabet hastası ne kadar çocuk var? Diyabetin çocuk sağlığı için önemi nedir?...

Devamını Oku

Çocukluk Çağında Tiroid Nodülleri

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA TİROİD NODÜLLERİ Çocukluk çağında muayene sırasında her yüz çocuktan birisinde tiroid nodülü saptanmaktadır. Ergenlik...

Devamını Oku

Normal Büyüme Sağlıklı Çocuk Göstergesid…

Normal Büyüme Sağlıklı Çocuk GöstergesidirBir araştırıcı, büyümeyi bir dereceye benzetmiş ve derece hasta bir çocuğun...

Devamını Oku

XXI.Ulusal Pediatrik Endokrinoloji & Diyabet Kongresi

Etkinlik Takvimi

Pzt Sal Çrş Prş Cu Cts Pz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31

Kimler Çevrimiçi

141 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Çocuk Endokrin Uzmanı Ara

Uzman Görüşleri

D vitamini her derde deva mı?

Prof. Dr. Şükrü Hatun
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi

Bugünlerde rastgele bir eczaneye kafanızı uzatıp D vitamini Ampul sorarsanız eczanedeki satış elemanları büyük olasılıkla size “ kalmadı” diyeceklerdir. Benim gibi bu konuda uzun süredir yazan birisiyseniz bu kez “niçin yok” sorusunu sorarsanız ve o zaman ülkemize özgü gerçeği öğrenirsiniz: Eczanedeki görevli bu kez “ Doktorların çoğunluğu havaların soğuması ile birlikte reçetelerine, eski zamanlardaki mutlaka her reçeteye eklenen C vitamini gibi bu kez D vitamini ampul yazıyorlar” diyecektir. Daha önce bu konuda uzun bir yazı yazmış ve ülkemizde D vitamini kullanımındaki aşırı artışın televizyonlardaki sabah programlarının müdavimi olan hekimlerin verilere/kanıtlara değil, kanılara dayalı konuşmalarından, yanı “abartılı hekimlikten” kaynaklandığını anlatmıştım (http://t24.com.tr/yazarlar/sukru-hatun/d-vitamini-kullaniminda-asiri-artis-ne-kadar-ihtiyac-ne-kadar-saglik-modasi,11274).

Ülkemizde yılda kaç adet D vitamini ampulü satılıyor, bunların ne kadarı reçeteli?

Şimdi tekrar bu konuya dönmemin nedeni ise yakında öğrendiğim ülkemizde D vitamini ampulü satış rakamlarının beni şoke etmesi. Geçenlerde kolay bulamayacağımı düşünüp bir arkadaşımdan ülkemizde D vitamini ampulü (içinde 300.000 ünite Vitamin D3 var) satışlarının yıllara göre dağılımını ve bunların ne kadarının reçete ile satıldığını gösteren verileri istemiştim. Veriler önüme geldiğimde bir çığlık atıp yan odamda çalışan ve beraber gebelerde D vitamini desteği araştırması yaptığımız Doç. Dr. Gül Yeşiltepe Mutlu’ya gösterdim ilk; daha sonra da bir kaç arkadaşımla da konuştum bu rakamları. Uzatmadan söylersem 2012 yılında ülkemizde 2.280.626 kutu, 2013’de 3.357.254 kutu, 2014’de 4.611.869 kutu, 2015’de 8.754.753 kutu ve sıkı durun 2016’nın ilk 8 ayında ise 8.376.319 kutu D vitamini ampul satılmış. Aslında benzer trend D vitamini damlası için de geçerli; 2012’de 1.649.482 kutu D vitamini damlası satılırken, bu rakam 2015’de 4.581.844 olmuş. Rakamlardaki artışa bakınca 2016’da 10.000.000 kutu D vitamini ampul, 6.000.000 kutu civarında D vitamini damla satılacağını öngörebiliriz. Bu arada bir kutu D vitamini ampulün 2,5 TL civarında olduğunu da belirtelim. Başka ülkelerle bu rakamları bire bir karşılaştırmak mümkün olmadı çünkü diğer ülkelerde tek başına D vitamini ampul satışlarını bulamadım.
Hiç kuşku yok ki bu rakamları yorumlamak ve neye yol açtığını söylemek için, ne kadarı çocuklara, ne kadarı erişkinlere satıldı, yüksek doz D vitamini kullananlarda görülen sorunlar neler? veya bir sorun görülüyor mu? gibi daha ayrıntılı bilgilere ihtiyaç var. Bununla birlikte 2012’den 2016’ya 5 kat artışın hastalıklar ve nüfus artışı ile ilgili olmadığını, bunun tamamen “D vitamini çılgınlığı” diyebileceğimiz ve bazı hekimlerin yol açtığı bir aşırı tüketimden kaynaklandığını söylemek mümkün.
Ülkemizde ilaç satış rakamları “Intercontinental Marketing Services Health” (IMS Health) veri tabanından elde edilebiliyor; yine buna benzer bir veri sistemi ile de reçete ile satılan miktarların projeksiyonu yapılabiliyor. Bu veriler, 2015 yılında 8.754.753 kutu D vitamini ampul ilacının 925.734 kutusunun (neredeyse onda biri) reçeteli satıldığını, büyük çoğunluğunun ise reçetesiz kişilere tarafından alındığını gösteriyor. Ne yazık ki D vitamini ampul çocuklar dahil reçetesiz satılan ilaçlar arasında ve en azından çocuklara reçetesiz verilmemesi için yaptığımız başvurulardan da bir netice alamadık.

D vitamini eksikliği pandemisi gerçek mi?

D vitamini ampul satış rakamlarının zihnimi meşgul ettiği günlerde The New England Journal of Medicine dergisinin 10 Kasım 2016 sayısında “D vitamini eksikliği pandemisi gerçek mi?” başlıklı bir yazı yayınlandı ve bu yazı tam da bu sorunun nereden kaynaklandığını anlatıyordu (http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMp1608005). Makalenin yazarları D vitamini konusunda en güvenilir referans olan Institute of Medicine (IOM) raporunun hazırlayıcısı olan bilim adamlarıydı (http://nationalacademies.org/HMD/Reports/2010/Dietary-Reference-Intakes-for-Calcium-and-Vitamin-D.aspx).
Bu yazarlara göre hiç veya minimal güneş ışığı gören insanlarda ilk 1 yaşta günde 400 ünite, 1-70 yaş arasında 600, daha ileri yaşlarda 800 ünite D vitamini almak yeterli ve bu dozda D vitamin alan kişilerin % 97,5’inde serum D vitamini düzeyini 16-20 ng/ml üzerine çıkarmak mümkün. Yazarlar kendi raporlarında belirttikleri 20 ng/ml’in yanlış olarak bir eşik değer olarak yorumlandığını ve sanki kemik sağlığının korunması için tüm toplumun serum D vitamini düzeyinin 20 ng/ml üzerine çıkarılması gibi yine yanlış bir sonuç çıkarıldığını, oysa toplumun % 97,5’sinde gereken düzeyin 20 ng/ml ve altı olduğunu güçlü bir şekilde vurguluyorlar. Bu şekildeki yanlış yorumun toplum için eşik değeri 50 ng/ml düzeyine kadar çıkaracağının ve bunun için de zararlı etkiler için üst sınır olan günde 4000 ünite D vitamini alınmasının normal bir uygulama haline geleceğini ve bunun da riski olduğunun altını çiziyorlar.

Her doktora gidildiğinde kan D vitamin düzeyi bakmaya gerek var mı?

Sonuç olarak yazarlar D vitamininin yalnızda kemik sağlığı ile ilişkili etkilerine ait güvenilir veriler olduğunu, her derde deva gibi anlaşılan kemik dışı etkilerinin tartışmalı olduğunu, toplumun rutin izlemde D vitamini düzeyi bakılması ve gereksiz D vitamini kullanılmasından korunması gerektiğini belirtiyorlar.
Ne yazık ki ülkemizde bilimsel verilerden ve bu verilerin dillendiren hekimlerden çok konuştukları konularda hemen hiç araştırması/makalesi olmayan, konu ve konuklarını popülist yaklaşımlarla belirleyen televizyonların daimi konuğu olan hekimlerin sözü dinleniyor. Bize ise onların yol açtığı kaygıları ve yarattıkları içi boş umutların yol açtığı zorlukları düzeltmek kalıyor.
Uzun yıllardır D vitamini konusunda çalışmalar yapan ve D vitamini literatürünü yakından izleyen bir hekim olarak bir risk taşımayan hiç kimsede rutin olarak (her doktora gittiğinde mesela) kan D vitamini düzeyine bakmaya gerek olmadığını, insanların % 97’5’i için kan D vitamini düzeyinin 16- 20 ng/ml arasında olmasının yeterli olduğunu, nadir durumların dışında ve yalnızca kan D vitamini düzeyini 30’un üzerine yükseltmek gibi yanlış hedeflerle D vitamini ampul içmeye gerek olmadığını bir kez daha hatırlatmak isterim.