Prof. Dr. Feyza Darendeliler'e ESPE Ödülü İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Çocuk Endokrinolojisi Öğretim Üyesi, Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler, Amerika Birleşik Devlet See more details
"Endotoday for IMPE" Sunumları On üç uluslararası uzman IMPE toplantısından tiroid, adrenal, DSD, puberte, KAH gibi bir çok önemli konuda toplantıda sunulan sözlü bildiri ve posterlerin özetlerini ENDOtoday platformu See more details
Samsun'da 4. Diyabet Gençlik Kampı Yapıldı Diyabet Gençlik Kamplarının dördüncüsü 17- 20 Ağustos tarihleri arasında Samsun’da gerçekleştirildi. Kampımıza bu yıl Çorum Hitit Üniversitesinden takipli 5, Samsun Eğitim Araşt See more details
İznik Diyabet Kampı Yapıldı İznik “ Arkadaşım Diyabet Kampı” nın mesajı: “ Sensörleri devlet karşılasın, parmak uçlarım bana kalsın” Prof. Dr. Şükrü HatunKoç Üniversitesi Tıp Fakültesi Bundan 20 y See more details

Üye Girişi

Uzman Görüşü

Diyabet tedavisinde yenilikler: Biyonik …

Diyabet tedavisinde yenilikler: Biyonik pankreas ne kadar yakın?   Prof. Dr. Şükrü Hatun Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi    Diyabet...

Devamını Oku

Çocuk hastalara erişkin uzmanlarının bak…

Çocuk hastalara erişkin uzmanlarının bakması ne kadar doğru?   Prof. Dr. Şükrü Hatun Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi   Ülkemiz tıbbında...

Devamını Oku

D vitamini her derde deva mı?

D vitamini her derde deva mı? Prof. Dr. Şükrü HatunKoç Üniversitesi Tıp Fakültesi Bugünlerde rastgele bir eczaneye...

Devamını Oku

Abartılı hekimlik' ve 'şarlatanlığa' dur…

Abartılı hekimlik' ve 'şarlatanlığa' dur demenin zamanı gelmedi mi? Son olarak Mehmet Öz’ün “ GDO lobisi...

Devamını Oku

Suni tatlandırıcılar şişmanlığın önlenme…

Suni tatlandırıcılar şişmanlığın önlenmesinde bir imkan mı? Yoksa şişmanlığın ve diyabetin artmasından sorumlu mu? Çocuklarda ve...

Devamını Oku

D vitamini kullanımında aşırı artış: Ne …

D vitamini kullanımında aşırı artış: Ne kadar ihtiyaç? Ne kadar “Sağlık modası”?   Prof. Dr. Şükrü Hatun Kocaeli...

Devamını Oku

ERİŞKİN BOYU ÖNCEDEN HESAPLANABİLİR Mİ?

ERİŞKİN BOYU ÖNCEDEN HESAPLANABİLİR Mİ? Erişkin boyunu şekillendiren birçok faktör vardır. Anne-baba boy ortalaması,çocuğun doğum kilosu...

Devamını Oku

Çocuklarda Şişmanlık ve Önlenmesi

Çocuklarda Şişmanlık ve ÖnlenmesiŞişmanlık (obezite) nedir?Şişmanlık basit tanımı ile vücutta yağ dokusu oranının artışı sonucu...

Devamını Oku

Nonklasik Konjenital Adrenal Hiperplazi …

Nonklasik Konjenital Adrenal Hiperplazi Kliniği Konjenital adrenal hiperplazi(KAH), kortizol biosentezindeki enzimatik bir defekt...

Devamını Oku

ÇOCUKLUK YAŞ GRUBUNDA FAZLA MİKTARDA ALI…

ÇOCUKLUK YAŞ GRUBUNDA FAZLA MİKTARDA ALINAN D VİTAMİNİNİN SONUÇLARID vitamini vücuttaki kalsiyum dengesinin düzenlenmesi ve...

Devamını Oku

MİKROPENİS

YENİDOĞANDA MİKROPENİS Doğumda penis boyu ve testis hacmi hipotalamus-hipofiz-testis (HHT) aksının normal olup olmadığını ve fonksiyonunu...

Devamını Oku

Boy Uzattığı İddia Edilen Ürünler Hakkın…

Boy Uzattığı İddia Edilen Ürünler Hakkında: Büyük AldatmacaŞüphesiz ki sağlık insanoğlunun sahip olduğu önemli bir...

Devamını Oku

Tip 1 Diyabet ve Güncel Tedavi Yaklaşıml…

TİP 1 DİYABET VE GÜNCEL TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Tip 1 Diyabet (Tip1 DM) pankreastaki insülin üreten...

Devamını Oku

Konjenital (doğuştan) hipotiroidi ve yen…

Konjenital (doğuştan) hipotiroidi ve yenidoğanda doğuştan hipotiroidi taraması Konjenital (doğuştan) hipotiroidi yenidoğan döneminde en sık...

Devamını Oku

İyot eksikliği ve Maternal Hipotiroksine…

İyot eksikliği ve Maternal Hipotiroksinemi İyot intrauterin ve postnatal hayatta somatik ve nörolojik gelişim için...

Devamını Oku

Çocukluk Çağı Tiroid Kanserleri

ÇOCUKLUK ÇAĞI TİROİD KANSERLERİ Çocuklarda görülme sıklığı % 0.2-1.2 olarak bildirilen tiroit nodüllerinin çoğunun benign olmasına...

Devamını Oku

Ergenlik (Puberte) Gecikmesi

Ergenlik (Puberte) Gecikmesi Ergenlik, kişinin çocukluktan üreme yeteneğine sahip erişkin bir kadın ya da erkek olmaya...

Devamını Oku

Çocuklarda Diyabet

Çocuklarda Diyabet Türkiye’de diyabet hastası ne kadar çocuk var? Diyabetin çocuk sağlığı için önemi nedir?...

Devamını Oku

Çocukluk Çağında Tiroid Nodülleri

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA TİROİD NODÜLLERİ Çocukluk çağında muayene sırasında her yüz çocuktan birisinde tiroid nodülü saptanmaktadır. Ergenlik...

Devamını Oku

Normal Büyüme Sağlıklı Çocuk Göstergesid…

Normal Büyüme Sağlıklı Çocuk GöstergesidirBir araştırıcı, büyümeyi bir dereceye benzetmiş ve derece hasta bir çocuğun...

Devamını Oku

XXI.Ulusal Pediatrik Endokrinoloji & Diyabet Kongresi

Etkinlik Takvimi

Pzt Sal Çrş Prş Cu Cts Pz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30

Kimler Çevrimiçi

143 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Çocuk Endokrin Uzmanı Ara

Prof. Dr. Rüveyde Bundak

ADOLESANLARDA HİPERTRİKOZ
Hipertirkoz, hirsutizm ve alopesi gibi kıl ile ilgili bozukluklar her yaşta psikososyal sorunlara neden olurlar. Birçok yazıda hipertrikoz ile hirsutizm aynı anlamda kullanılmaktadır. Halbuki hirsutizm androjene duyarlı olan koltuk altı, pubis, üst dudak, çene, göğüs, üst bacak gibi bölgelerde görülen terminal kıl artışıdır. Genellikle endokrinolojik bozukluklara bağlıdır(1). Hipertrikoz ise yaşa cinse ve ırka göre vellus veya lanugo kıllarının androjene duyarlı olmayan bölgelerde aşırı büyümesidir(2). Hipertrikozda kıllanma artışı sırtta, alında, glabella bölgesinde, üst dudakta, kol ve bacaklarda görülür. Hipertrikoz ırksal farklılıklar gösterir. Örneğin Akdeniz bölgesindeki kadınlarda daha sıktır (3,4).

Kıl’ın epidermis üzerinde kalan kısmına gövde, folikül içinde kalan kısmına ise kök denir. Terminal kıllar içten dışa doğru medulla, korteks ve dış tabaka olmak üzere 3 bölümden oluşur. Lanugo veya Vellus kıllarda ise medulla yoktur. Intrauterin dönemde deri lanugo kılları ile örtülüdür. Otuz altıncı gestasyon haftasında lanugo kılları dökülür ve yerine 2.jenerasyon lanugo kılları büyür. İkinci jenerasyon lanugo kılları da postnatal hayatın 3. veya 4. ayından sonra dökülür. Vellus kıllarının özellikleri ince (< 0.1 mm) genellikle pigmente, kısa (< 2 mm) olmalarıdır. Terminal kılların özelliği ise kalın ( 0.6 mm), uzun (> 2 cm) pigmente ve medullasının oluşmuş olmasıdır(5).

Hirsutizmdeki kıllanmayı değerlendirirken Ferriman-Gallwey puanlaması kullanılır (6). Hipertrikozu değerlendirmek için de bir puanlama sistemi geliştirilmiştir(Şekil1).

Bu sistemde alın saç çizgisine yakın bölge, glabella, üst dudak üstü, yanakların kulağa yakın bölgesi, sırt, sakrum, kollar ve bacaklar olmak üzere 8 bölgede kıllanma 1’den 3’e kadar puanlanmıştır. Kıl olmaması sıfır olarak puan alır. 1; vellus kıllarının varlığı, 2; vellus kılların orta derecede artışı, 3; vellus kılların aşır derecede artışı ve komşu bölgelere yayılmış olmasıdır. Bu esaplamaya göre 7’nin üstünde bir puan alınması hipertrikoz olarak değerlendirilir (4).

Hipertrikoza neden olan mekanizmaları tam olarak anlaşılamamıştır. Bazı çalışmalarda hipertrikozlu vakalarda dihitrotestosteron düzeyleri yüksek bulunmuştur. Bu nedenle hipertirkozu mekanizmalarına göre sınıflandırmak uygun değildir. Hipertrikoz sınıflaması Tablo 1’de gösterilmiştir (7).

Tablo 1 – Hipertrikoz Sınıflaması

1- Konjenital Hipertrikoz

a) Jeneralize

· Konjenital hipertirkoz lanugoza

· Cantu sendrom

· Brechman-de Lange sendrom

· Lipoatrofi

· Mukopoli sakkoridoz

b) Lokalize

· Nevoselluler nevus

· Nevoid hipertrikoz

· Spinal hipertrikoz

· Hemi hipertrofi

· Yumuşak doku hamartomu

2- Akiz Hipertrikoz

a) Jeneralize

· Malignansi ile görülen hipertrikoz

· Malingn olmayan hipertrikoz

· Tiroid bozuklukları

· Malnutrisyon

· Anoreksi Nervosa

· Acrdynia

· İlaçlar

b) Lokalize

· Deride inflamatuar değişikliklerden sonra

· Akiz porfiria

· Lokal ilaç uygulamaları

· Becker Nevus

Adolesan dönemde hipertrikoz ya doğuştan başlayıp devam eden ya da akiz olarak gelişen bir durumdur. Akiz başlayan durumlar Becker Nevusu, lokal inflemasyon ve tahrişe bağlı olabilir. Becker Nevusu vücudun herhangi bir yerinde görülen düzensiz hipermelanotik soliter bir lekedir. Özellikle püberte döneminde üstünde kıllanmada artış olur. Genellikle akizdir, nadiren doğumsal olabilir.Erkeklerde daha sıktır. Erkeklerde pübertede tüylenmenin artışının, artan androjenlere bağlı olduğu düşünülmektedir. Lokal inflamasyon veya tahrişe bağlı olarak da o bölgede lokal hipertrikoz olabilir. Uzun süreli iyod, psoralen ve ultra viole uygulaması, ortopedik alçıların altında kalan bölgelerde, bazı aşılara bağlı olarak ( suçiçeği, difteri, tetanoz, kızamık) lokal inflamasyondan sonra oluşur. Lokal tahriş ve inflamasyonun olduğu bölgelerde hipertrikoz oluşumunun muhtemelen o bölgede artan kan akımına bağlı olduğu ileri sürülmektedir.

Yaygın hipertrikoz serebral bozukluklarda özellikle postviral ensefalit, kafa yaralanmalarından sonra görülür. Burada da hipotalamik faktörlerin rol aldığı düşünülmektedir. Tbc, AIDS, infeksiyonlardan sonra da yüzde, bacaklarda hipertrikoz görülebilir.

Malnutrisyon ve uzun süreli açlık yaygın hipertrikoza neden olur. Yeme bozukluğu olan bir grup hastada yapılan çalışmada bulimia’sı olanların % 36’sı, Anoreksia Nervoza’sı olanların ise % 77’sinde hipertrikoz saptanmıştır ( 8 ).

Tiroid bozukluklarında da miksödeme bağlı olarak artan asit mikopolisakkaridlere bağlı olduğu düşünülen hipertrikoz özellikle bacaklarda daha sık görülür.

Akiz hipertrikozis Lanuginosa nadirdir. Akciğer kanseri, lenfoma, Ewing sendromu gibi malinitelerde görülür. Hipertrikozun tümörün salgıladığı bazı maddelere bağlı olduğu ileri sürülmekte ancak böyle bir madde henüz izole edilmemiştir.

Bazı ilaçlarında yaygın hipertrikoz yaptığı bilinmektedir. Hipertrikoz yapan ilaçlar tablo 2’de gösterilmiştir.

Tablo 2 – Hipertrikoz yapan ilaçlar

· Rhenytoin

· Acetazolamide

· Streptomycn

· Latanoprost

· Cylosporine

· Psoralen

· Daizoxide

· Minoxidil

HİPERTRİKOZDA TEDAVİ

Hipertrikoz estetik olmayan bir durumdur ve bu nedenle sıklıkla kozmetik bir sorundur. Hipertrikoz sistemik bir hastalığa veya ilaç kullanımına bağlı ise neden ortadan kaldırıldığında hipertrikoz da düzelecektir. Hipertrikoz primer nedenlere bağlı ise adolesanda yarattığı psikososyal bozukluklar nedeni ile tedavi edilmelidir. Hipertrikoz tedavisinde birçok model vardır. Bunlardan en basiti istenmeyen tüylerin % 6’lık hidrojen peroksit gibi maddelerle renklerinin açılması ve yumuşatılmasıdır. Böylece kıllar daha az görünür hale gelir. Diğer metodlar ise Depilasyon, Epilasyon, Elekrolozis, Termolisis ve Laser tedavi metodlarıdır.

Depilasyon metodlarında kıllı bölgenin traş edilmesi veya kimyasal madde ile kılların temizlenmesi yapılır. Bu metodlar eski, geçici tedavi sağlayan ve sık tekrarlanması gereken metodlardır.

Epilasyon metodları ise cımbız veya elektronik cımbızla, ağda ile kılların kökünden çıkarılmasıdır. Tedavi sırasında ağrı hissedilir. Kıllar kökünden çıkarıldığı için daha uzun sürelerle tekrarı gerekir.

Kalıcı kıl dökücü metodlar ise Elektrolizis, Lazer ve Termolizis metodlarıdır. Bu metodlar yapan kişiye bağımlıdır ve ağrılıdır. Elektrolizis ve Termolizis de kılların folikülleri yok edilir ve skara sebeb olmazlar. Sık yan etkileri ise hiper ve hipo pigmentasyon ve lokal infeksiyonlardır.

Hızlı, daha az ağrılı, yapan kişiye daha az bağımlı ve muhtemelen daha etkili olan Lazer, Elektrolizis metoduna göre daha üstündür. Lazer lokal hipertrikozda kullanılmaz. Kalıcı kıl dökülüşü de kesin olarak kanıtlanmamıştır.

 
Prof. Dr. Rüveyde Bundak
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi


KAYNAKLAR :

1- Wendelin DS, Pope DN, Mallory SB. Hypertrichosis. J Am Acad Dermatol 2003; 48 : 161-79.

2- Baumeister FAM, Schwarz HP, Stengal Ruthowskis. Childhood hypertrichosis diagnosis and management. Arch Dis Child 1995; 72 : 457-459.

3- Barth JH, Wilkinson JD, Damber RPR. Pre pubertal hypertrichosis : normal or abnormal ? Arch Dis Child 1988; 63 : 666 – 668.

4- Gryngarten M, Bedecarras P, Ayuso S et al. Clinical assessment and serum hormonal profile in prepubertal hypertrichosis. Horm Res 2000; 54 : 20-25.

5- Jahoda CA, Reynolds AJ. Dermal-epidermal interactions – follicle – derived cell populations in the study of hair – growth mechanisms. J Invest Dermatol 1993; 101 (Suppl 1) : 335- 385.

6- Ferriman D, Gallwoy JD : Clinical asessment of body hair growth in women. J Clin Endocrinol Metab 1961 ; 21 : 1440 – 1447.

7- Berker DAR, Messenger AG, Sinclair RD. Disorders of hair. In : Burns T, Breathnach S, Cox N, Griffiths C, eds. Rook’s Textbook of Dermatology. Seventh editions. Oxford : Blackwell Science, 2004 : 91-98.

8- Glorio R, Allevato M, De Popla A et al. Prevalence of cutaneous manifestations in 200 patients with eating disorders. Int J Dermatol 2000; 39 : 348 – 53.