ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİSİ VE DİYABET DERNEĞİ

Diyabetliler İçin Diyabet Kongresi


 

“Diyabetliler için Diyabet” kongresi, 23-25 Mayıs tarihleri arasında konferans salonumuzda gerçekleştirildi.

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı ile Düzce Çocuk ve Genç Diyabetliler Derneği’nin ortaklaşa düzenledikleri programın açılış oturumuna Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Öner Abidin Balbay,  Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Bekir Necati Şimşek, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Adnan Özçetin, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kenan Kocabay, İl Sağlık Müdürü Dr. Bekir Necati Şimşek katıldı.

Açılış konuşmalarının ardından ulusal ve uluslararası alanda birçok başarıya imza atan piyano ve resim sanatçısı ve aynı zamanda bir diyabetli olan Gülce Sevgen sahne aldı.

Bu kongrede diyabeti hem hekimden hem çekenden sorduk…

Hep söyleriz, diyabetin yönetimi bir ekip işidir diye…Ekibin en önemli bileşeni de diyabetlinin kendisidir. Bu kongrede 300 katılımcının  yüzde 70 i bizzat diyabetli ve aileleri, yüzde otuzu ise diyabet ekibinin diğer üyeleri olan çocuk ve erişkin endokrinolojisi, beslenme, psikoloji, sosyal hizmet, sosyoloji, diyabet hemşireliği, insülin pompa uygulaması, doku mühendisliği uzmanları idi. Onsekiz konuşmacımızın sekizi bizzat tip 1 diyabetliydi. Konuşmacılar ağırlıklı olarak İstanbul, Düzce, Hacettepe ve Marmara Üniversite’lerinin akademisyen kadrosundan seçilmişti.

Gerek konuşmacı, gerekse izleyiciler Erzurum, Konya, Eskişehir, Sakarya, Kocaeli, Zonguldak, Bolu, Karabük, İstanbul, İzmir, Ankara gibi farklı illerden katılıyorlardı.

Diyabetli konuşmacıların hem teorik sunum yapmaları, hem de kendi hayatlarından verdikleri örnekler çok ilgi çekiciydi. Örneğin Dr. Deniz Özod, “Diyabet nedir? Nasıl olunur?” konulu sunumunu gerçekleştirirken kendi diyabeti henüz bir çocukken ortaya çıktığında doktor olan anne ve babasının olayı nasıl karşıladığını, tipik “inkar” mekanizmasını çok etkileyici biçimde aktardı.

Diyabette beslenme ve karbonhidrat sayımı konusunda Beyza Eliuz Tipici özgün görsellerini ve bilgi birikimini paylaştı. Öğledensonra yapılan pratik uygulamada eğitmenlerin eşliğinde kurs salonunda çok sayıda mutfak tartısı, gerçek besin maddeleri ve mutfak gereçleri ile ilginç bir deneyim gerçekleşti. Patatesler, meyveler, pişmiş yemekler ortada uçuşurken az sonra futbol maçı yapacak olan Diyabetik Çocuklar Kampının gençlerini yememeleri için zaptetmek çok güç oldu !

Ülkemizin ilk çocuk diyabet hemşirelerinden biri olan görev yapan Saliha Yılmaz yaşamış olduğu deneyimleri anlatarak katılımcılara, doğru insülin uygulama tekniklerini gösterdi.

Yine ülkemizin çocuk diyabeti konusunda uzmanlaşmış ilk örneği olan Uzman Psikolog Derya Toparlak yaş dönemlerine göre diyabetin girdaplarını özetledi.

Orta Cafe’de diyabetli gençlerin verdiği konser eşliğinde konuklar hem akşam yemeği yedi, hem horon ve halaylar çekildi.

İkinci gün Sosyal Hizmet Oturumu’nda Çetin Yılmaz, Gülşen Aytar ve Feride Sungurtekin Selvi cinsiyet ayrımcılığından öfke kontrolüne, özürlülük açmazlarından diyabetli haklarına kadar geniş bir yelpazedeki konulara vurgu yaptılar.

Kongrenin halka açık özel oturumunda “Taş Devri Diyeti” kitapları serisi ile ünlü  Prof Dr Ahmet Aydın yer aldı ve aynı zamanda kitaplarını imzaladı.

“İçimizden birileri” oturumunda başarılı avukat Çağrı Çakıcı sekiz yaşında başlayan diyabet macerasında ailesinin aşırı koruyucu kuşatmasını nasıl aştığını mizah lezzetinde bir sunumla aktardı. Yine diyabetli maratoncu Gürkan Açıkgöz’ün Kıbrıs’daki maraton nedeniyle katılamadığı oturumda Motokros ve Dağ Bisikleti sporcusu Fatih Altunkaynak zirvelerde diyabetle dansının videosunu Kazım Koyuncu müziği eşliğinde sundu.

İkinci günün akşamında hem bilgi hem doğa açlığının motivasyonuyla dört otobüsü dolduran konuklar Güzeldere şelalesinde muhteşem bir mangal partisi yaptılar. Ama yola çıkmadan önce rektörlük binamızın eteklerindeki Diyabet Ormanında Özgür Yerli’nin objektifine poz verdiler.

Son gün sabah İstanbul’dan yeni konuklar vardı. Onüç yaşında başlayan diyabetini Endokrinoloji alanında uzmanlığa dönüştüren Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuzhan Deyneli ve Koç A.Ş. insan kaynakları uzmanı, Diyabetimben.com kurucusu Esra Avcı. İlk oturumda İlknur Arslanoğlu hoca bu kongre hakkında bilgi vererek işbirliği halinde sürdürülmesi dileğini iletti ve verilen teknik bilgilerle bir söyleşi başladı. Mevcut kongre Düzce Üniversitesi BAP bütçesinden desteklenmekteydi ve ilaç firmalarının katkısı bütçenin yüzde onu kadardı. Kongreye 70 kadar şehir dışından gelen katılımcının sabah-akşam otellerine ulaşımı sağlanmıştı. Her katılımcıya verilen kongre çantasının içinde renkli ve konuşmacı özetleri-özgeçmişlerini kapsayan kongre kitabı, özgün bir diyabet eğitim anahtarlık kart destesi, kalem, dosya ve anket-notluklar vardı. Öğle ve akşam yemekleri, sıcak içecek ikramları, kreş hizmeti, ekstra kısa mesafe ulaşım hizmetleri, gezi ve eğlence de aynı bütçeden karşılanmıştı. Ancak en önemli nokta düzenleme için hiçbir profesyonel destek alınmamıştı ve katılımcılardan diyabetli çocuk velisi bir şirket yöneticisi bunu bir “mucize” olarak nitelendirdi. Bu mucize dernek üyelerinin olağanüstü özverili çalışmasıyla ve Türk MSIC li öğrencilerin desteği ile gerçekleşmişti.

Diyabette yenilikler oturumunda Oğuzhan Deyneli ustaca bir genel panoroma sunduktan sonra doku mühendisi  Hacettepe Üniversitesi araştırma görevlisi Tuğrul Tolga Demirtaş herkesin merak ettiği “Kök Hücre” tedavisini aynı zamanda hem bilimsel hem popüler bir üslupla anlattı. Daha sonra aynı kurumdan Sosyal Hizmet Bölümü araştırma görevlisi sosyolog Engin Fırat herkesi diyabette yaşam kalitesinin etmenleri oturumunda hem güldürdü, hem ağlattı.

Kongrede her konuşmacıya plaket veya teşekkür mektubu ile birer sedir ağacı fidanı hediye edildi. Her katılımcıya da yaka kartı ve sertifika verildi.

Kongre dev bir grup resmi ve konferans salonu önünde horon etkinliği ile son buldu.

Video için tıklayın..