ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİSİ VE DİYABET DERNEĞİ

Endokrin Sistem İçin Vitamin ve Mineraller


İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hastanesi Pediatrik Endokrinoloji ve Adölesan Ünitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Atilla Büyükgebiz Endokrin sistemin düzenli çalışması için vitamin ve mineraller gereklimidir? sorusu hakkında bir açıklama yaptı.

 

 

 

Prof. Dr. Büyükgebiz'in açıklaması şu şekilde;

"Beslenme ve yeterli gıda tüketimi puberteye giriş zamanı , puberte süresi ve erişkin üreme sisteminin düzenli çalışabilmesi için gereklidir. Özellikle hayatın ilk 3 yılında olmak üzere beslenme, büyümeyi de etkiler.

Araştırmalar , düşük kalori tüketimi; protein, çinko, demir, bakır,iyot ve vitamin A eksikliğinin büyüme hormonu ve gonadotropin aksını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Özellikle vitamin A eksikliği ve büyüme hormonu salınımı bozulması ve vitamin A eksikliği ve gonadotropin aks bozukluğu saptanmıştır.

Besin elementlerinin vucuttaki değişik sistemler ve hormonal denge üzerindeki etkileri tam olarak bilinmemektedir. Ancak, zengin ülkelerde bile çocuk ve adölesanların taranmaları sonucunda , bunların demir, kalsiyum, vitamin A ve vitamin D’yi yetersiz miktarlarda aldıkları saptanmıştır. Vitaminlerin ve beslenme elementlerinin gerekli dozları, kanıta dayalı tıp uygulamasından uzak ve daha çok geleneksel bilgiye dayanmaktadır.

En önemli gelişmeler kalsiyum-D vitamini aksı çalışmaları sonucunda elde edilmiştir. Vitamin D immün sistemin düzenlenmesinde önemli rol oynar. Bu etkisini monosit, makrofaj, dendrit hücreleri, T ve B hücreleri üzerinde mevcut olan nükleer vitamin D reseptörlerine(VDR) bağlanarak gerçekleştirir. VDR aktivasyonu antiproliferatif ve immunomodulasyon etkiyi harekete geçirir. Vitamin D makrofajlardaki fagositik aktiviteyi arttırır, eksikliğinde enfeksiyonlara meyil artar.Vitamin D’nin bu özelliği enflamatuar hastalıklarda, cildiye hastalıklarında, osteoporozda, kanserde, merkezi sinir sistemi hastalıklarında ve lupus ve tip 1 Diyabet gibi otoimmün hastalıklarda tedavide bir seçenek olarak düşünülmesini sağlamıştır. Endokrinolojik yönden, vitamin D eksikliği VLDL trigliserid yüksekliği ve insulin metabolizması düzensizliğine yol açar.

Obez olmayan diyabetik farelerde yapılan deneyler, 1,25 dihidroksivitamin D’nin farmakolojik dozlarda diyabet mellitus gelişimini önlediğini göstermiştir. Dünyada diyabetin en sık görüldüğü Finlandiya da yapılan bir çalışmada, bebeklik döneminde vitamin D yetersiz alanlarda, uygun vitamin D verilenlere göre önemli oranda daha fazla diyabetes mellitus saptandığını ortaya koymuştur.

Ülkemizde de 0-1 yaş arası bebeklerde vitamin D verilmesinin bazı çocuk hekimlerince gereksiz görülmesi yanlışı, mutlaka düzeltilmelidir. Araştırmalar adölesan döneminde de vitamin D verilmesinin , özellikle güneşin az olduğu ve İslami giyimin tercih edildiği yörelerde gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin, Kanada,ABD ve bazı Kuzey Avrupa ülkelerinde adölesanlara günlük 200 ünite D vitamini verilmektedir.

Beslenme elemanlarının uygun dozlarının tesbiti kontrollü çalışmalar gerektirir. Ancak, yetersiz alımların önlenmesi ve kan değerleri düşük seyreden vitamin ve minerallerin normal seviyeye getirilmesi gerekir"

1.Hyponen E,Laara E, Renaen A. Intake of vit D and risk of type 1 DM. Lancet 2001;358:1500-1503

2.Cameron JL.Nutritional determinants of puberty. Nutr Rev;1996;54:17-22

3.Zadik Z. Vitamin and Trace elements are important for the integrity of the endocrine system.JPEM 2009;22:579-580