ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİSİ VE DİYABET DERNEĞİ

Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar Hakkında


İstanbul Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz genetiği değiştirilmiş gıdalar konusuna açıklık getiriyor.

 

 

 

Ne Yiyelim?

 

GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar)- Hormonlu Gıdalar Hayatımızı Nasıl Etkileyecek?

Ülkemiz hormonlu gıdalar, zararlı kimyasallar ile uğraşırken , şimdi GDO'lu gıdaların tartışılmaya başlanması ailelerin kafalarını iyice karıştırdı. Her gün medyada yer alan ve zararlı etkilerinden bahsedilen GDO'lu gıdalar hayatımızı ve çocuklarımızı nasıl etkileyecek? Hormonlu gıdalardan farkı ne?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bazı plastik kaplarda, oyuncaklarda bulunan ve sayıları oldukça fazla olan (fitalat, bifenil gibi) bazı kimyasalların, östrojenik etki yaparak insanlarda meme büyümesi, kısırlık gibi yan etkileri bilimsel deneylerle kanıtlanmış durumdadır. Bundan dolayı da bu kimyasalların kullanımı ve ithalatı ülkemizde dahil birçok ülkede yasaklanmıştır.

Gıda ile alınan fazla miktardaki östrojen hormonu ise, üretim aşamasında böcek ilaçlarının ve bazı bitki büyüme faktörleri (hormonların) fazla miktarda kullanımı sonucu oluşur. Hormonlu yiyecek olarak halk arasında adlandırılan bu sebze ve meyveler, genellikle zamanı dışında serada üretilen maddelerdir. İri, şekli bozuk, kabukları kalın ve içleri boştur. Bu sebze ve meyveler ancak çok fazla tüketilirse kanda östrojen seviyesini arttırıp bazı yan etkilere sebep olabilir. Sık sık bazı Avrupa ülkelerinin ihraç ettiğimiz sebze ve meyveleri almayıp geri göndermeleri; bunların belirli doz üzerinde madde içermelerinden dolayıdır. Ancak geç de olsa artık gerek üretim gerekse de dağıtım sırasında Tarım Bakanlığı kontrolleri artmıştır ve Alo Tüketici hattı hizmete sokulmuştur.

GDO'lu gıdalar farklı bir perspektifi yansıtır, hormonlu gıdalar veya kiyasallarla karıştırmamak gerekir. Teknolojinin ilerlemesi ile, özellikle açlıkla mücadele için genetiği değiştirilmiş tohumlar hem üretimi arttırmak hem de verimsiz topraklarda üretim sağlanması için geliştirilmiştir. 10 kat fazla verim alınabilen bu GDO’lu ürünler, ülkemize özellikle mısır ve soya olarak ithal edilmektedir ve son 10 yıldır kullanılmaktadır. Bazı ülkeler (Yunanistan ve Avusturya gibi) GDO lu gıdaları yasaklarken, ABD,Kanada, Fransa gibi 20 den fazla ülkede de kullanımı kontrollü olarak sağlanmaktadır. İnsanlarda henüz kesin bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış yan etkileri saptanamamışken, özellikle hayvan deneylerinde allerji,organ bozuklukları gibi rapor edilen yan etkiler mevcuttur.

Teknolojinin ilerlemesi nasıl ki hayatımıza cep telefonu gibi zararlı etkileri kesin kanıtlanamayan ancak muhtemelen mevcut olan olanakları sunuyorsa, GDO lu ürünlerde teknolojinin getirdiği bir uygulamadır. Verimli toprağın azaldığı, nufusun arttığı, açlık sınırında yaşayan Afrika gibi bir kıtanın mevcut olduğu dünyamızda önünde sonunda bu ürünler soframızda yer alacaktır. Zaten son 10 yıldır bu ürünler ülkemizde ithal edilmektedir. Önemli olan kontrollerin devlet tarafından düzenli ve uygun yapılması, halkın kulaktan dolma bilgilerle ve kesin bilimsel araştırmalara dayanmadan yanlış bilgilendirilmemesidir. Aksi takdirde ne yiyeceğimizi bilemez hale geleceğiz.

Prof.Dr.Atilla Büyükgebiz

İstanbul Bilim Üniversitesi

Florence Nightingale Kadıköy Hastanesi

Pediatrik Endokrinoloji ve Adölesan Ünitesi